Şaban Şenateş 01.01. 1966 yılında Siverek'in Anazo köyünde doğdu. Ailesi aslen Güngörmez (Girgomez) köyünden olup babasının mesleği olan çiftçilik münasebeti ile Anazo köyüne yerleşmişlerdir. Çocukluğu yine Siverek'e bağlı Çatok, Halebi ve Akşun köylerinde geçer. "Dewê Deştî" adı verilen bu ova köylerinde konuşulan açık ve anlaşılır Zazaca ileriki dönemlerde yazarın dil çalışmaları üzerinde olumlu manada bir etki yapacaktır.
1976 yılında yaşadığı köyde okul olmadığı için TEYBO adı verilen Siverek Temel Eğitim Yatılı Bölge okulunda ilk öğrenimine başlar. Ülkede sağ-sol kavgasının en belirgin görüldüğü yıllarda kendisi de çok genç yaşlarında bu çatışmalara ve gerilimlere şahit olur. Dört yıl burada okuduktan sonra 1980 yılının Eylül ayında 5. Sınıfı okumak için Viranşehir Yatılı İlköğretim Bölge Okulu'na nakil gidip buradan mezun olur. Ardından Mardin/Mazıdağı Yatılı Bölge Okulunu kazanıp oraya geçer.
Daha çocuk denecek ilk gençlik yıllarında yazarın okuma serüveni, yaşadığı maddi sıkıntılar ve ülkenin siyasi gerilimi ona göçebe bir hayat yaşatır. İlköğretim hayatını Siverek, Viranşehir, Mazıdağı, Ceyhan, Bitlis ve Haruniye olmak üzere altı farklı yerde tamamlar. Farklı yerlerde devam ettirdiği bu okul yaşamı ona, sabrı, sebatı, kararlılığı ve zorluklarla mücadele etmeyi öğretir.
1987 yılında girdiği üniversite sınavında Marmara Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Tarih Öğretmenliği bölümünü kazanır. Üniversite yıllarında konferans, panel gibi kültürel ve bilimsel etkinlikler ilgisini çekerdi. Fikir dünyası o yıllarda şekillendiği gibi Zazaca'ya olan ilgisi de o yıllarda başladı.
Konu ile ilgili olarak bir hatırasını şöyle anlatırdı. "Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nin konferans salonunda verilen bir konferansta; bir üniversitenin öğretim üyesinin Kürtçenin 2500 kelimesi var. Bunun 500 kelimesi Türkçeden, 500 kelimesi Arapçadan, 500 kelimesi Farsçadan, 500 kelimesi Ermenice, Rusça ve diğer dillerden alındığını ve 500 kelimenin de kendisinin olduğunu iddia edip aslı astarı olmayan örnekleri iddiasına payanda etmesi üzerine, ben de bir gün bunları fiilen tekzip edeceğim dedim." Yazarın bu ifadeleri ileride hazırlayacağı sözlüğün ortaya çıkış noktası hakkında bize bilgi vermektedir.
Her düşünce ve kültür insanı gibi Şaban Şenateş de yaşadığı coğrafyadan ve zamanın ruhundan etkilenmiştir. Hoca Şaban içerisinde yaşadığı sosyo-kültürel ortamın, insan üzerindeki olumlu ve olumsuz etkilerinin farkında olmuş, müspet manada toplumsal bir mirası devralmış, döneminin menfi etkilerine karşı da kendisini korumayı bilmiştir.
Arkadaşları ve yakınları tarafından hep pozitif kişilik özellikleri ile anılmıştır. Kendisi ile aynı düşünceyi taşısın veya taşımasın tüm çevresi, Hoca Şaban'ın kişiliği ve karakteri hakkında gerek vefatından önce gerekse vefatından sonra olumsuz herhangi bir kanaat belirtmemişlerdir.
Zazaca bir sözlük hazırlama projesi birdenbire ortaya çıkmış bir düşüncenin ürünü değildi. Kendisi açısından fikri temelleri 1990'ların başında üniversite yıllarında atılan bu proje ciddi bir muhakeme ve hazırlık aşamasının sonucunda olgunlaşmıştı. İğne ile kuyu kazmak anlamına gelen bu çalışma yazarın tamamen şahsi bir teşebbüsüydü.
Yazarımız Hoca Şaban Şenateş, uzun yıllar Zazacaya emek vermiş, kaybolma riski ile karşı karşıya kalmış bir dili kayıt altına almak için olağanüstü bir çaba sarf etmiştir. Hayatta iken yazmış olduğu Zazaca sözlüğün hazırlanmasının uzun yıllar alması ve vefatından sonra basılmış olması, yazarın geniş kitleler tarafından yeterince tanınmamasına sebep olmuştur.